Cumartesi, Ocak 30, 2010

yuvadan uçtu uçuk

hayatımda daha önce hiç uçuk çıkarmamıştım takiii pediatri intörnü olana kadar.
pediatri intörnüyken bi ay yenidoğanda çalıştım.bizim üni.de yenidoan bi nevi hapishane gibi bi yerdir ama neyseki grubumuz iiydi de biz yine de eğlendik.
cancanım nuranla da beraberdik.zaten biz onunla 6sene hep beraberdik:)zilli sınavlarda,uygulamalarda,en iğrenç onko nöbetlerinden en eğlenceli acil nöbelerine kadar...nöbetlerde olunca kelimenin tam anlamıyla gece gündüz beraberdik,geceleri uyuyacak yer bulamayınca iğrenç sedyelerde beraber yattık,güzel günlerde güldük.neyse fazla uzatmiim yoksa yine duygulanıcam:)
işte ben yenidoğan intörnü olana dek bu bünyem hiç uçuk gömemişti.o dönemde nuran uçuklandı iki gün geçmeden ben de siftahımı yaptım.artık ortak kullanılan lipsticklerden mi,yakın temaslardan mı bilemicem(naptıysak artık:)) zaten yeteri kadar immünsupreseydik muhtemelen.işte o zmn dedim nurana artık bu ömür boyu senden bana bi hatıra olarak kalıcak primeri senden geldi bi daha ne zmn çıkartsam seni hatırlıcam die:) ondan sora bi-iki kez daha çıktı(ki cidden baya bi tahribatlı oluodu bende) sora da sonlandı.
bu sabah bi kalktım yeni bi uçuğum belirmiş:)
tesadüf o ki bugün nuran evleniyor ve malesef ben elimde olmayan sebeplerden dolayı yanında olamıorm.sanırım o da bu duruma baya kızmış olacakki bana oralardan bi uçuk yollamış.
canım benim sana 'tati'nle bi ömür boyu mutluluklar.sizi çok seviorm:)
bi an önce yerleş de istanbulda evine gelicem ben senin:)
PS:bu arada umarım ayakkabının altına ismimi yazmışsındır:)
biterken:hayko cepkin-fırtınam

Çarşamba, Ocak 27, 2010

diplomamı istiorm!

bu nasıl bişey biri bana anlatabilir mi?
ben6yıl okumuşum ama elimde buna dair belgem yani diplomam yok
(aa lütfen okulumun bana verdiği üzerinde kalın puntolarla 'devlet hizmeti yükümlüsüdür' yazan kağıdı nasıl unuturum)
neymiş önce mecburi hizmetimi yapmam gerekiyormuş
bu nasıl bi düşünce nasıl bi yaptırım
ben tıp fakiltesine başlarken öyle bişe imzaladım da kabul mu etmiş oldum böyle bir şeyi ya da ya da tıp fakültesi diploması alabilmek için 6yıl+mecburi hizmet die bişey mi var artık öss tercih formlarında o bölümün eğitim süresi yazarken(hala tercih formları var mı öyle sayfalarca yoksa onlar da nette mi?)
diploma benim o bölüme dair eğitim süresini tamamladığımı gösteren bi belge değil mi
hayır sana ne ben belki mezun olduktan sonra onu alıp evime duvarıma asıcam çalışmıcam evet belki sadece eğlencesine okudum
hangi meslek dalında böyle bi yaptırım var ki
ben okula başlarken mecburi hizmet die bi olay da yoktu belki bilsem seçmicektim(yalann!) sen öyle bi kanun koyuyorsan o dönemden sonra okula başlayanları kapsasın bari(bencil ben)
hayır tamam burdaki insanların da tabiki dr a ihtiyacı var ve kimse kendi isteğiyle bazı yerlere gitmeyeceği için mecburen mecburi hizmet denen olayı çıkarttın belki ama bunun yaptırımı kesinlikle diploma vermemek olmamalı olamaz
hayır devlet deseki eer sen bende yani devlet bünyesinde çalışmak istiosan ben seni ilk olarak mecburi hizmete tabii tutucam bak ona da amenna(allam ne garip kelime bu böle yazınca daha bi ii anladm) ama belki ben direk özellerde işe başlıcam
ne kadar saçma bi uygulama

biterken: ogün sanlısoy-kimdi

Pazartesi, Ocak 25, 2010

vet-doc

bi öğretmenle tanıştım geçenlerde(bizim hemşirelerden birisinin komşusu), eşi de veterinermiş kendi özel kliniğini açmış burda.e çok talep var mı dedim buralarda bi an boş bulunup yok nedense ben veterineri bizim oralardaki 'pet'lere bakan 'vet'ler olarak düşüdüm sadece, nasıl unuturum buraların geçim kaynağının hayvancılık olduğunu(yine kısa devre yaptığım anlardan biriydi heralde).meğerse adam bizim 5-6 katımız para kazanıomuş burda, hafta sonu-içi, gece-gündüz farketmiomuş taa nerdeki köylerden gelip adamı evinden alıp evine bırakıolarmış gerektiinde.Adamı evlerine çaırdıklarında o oturmadan oturmuolarmış, ondan daha yukarıya bile oturmuolarmış saygısızlık olmasın die.lan parasını geçtim bari bize onun yarısı kadar saygı duysalar.Biz de işte ankaradan gelip buranın en ücra köylerine gidip kapı kapı dolaşalım aşı için sora üstümüze yürüsünler baırıp çaırsınlar.Ama eşleri-çocukları onlara para kazandırmıyor ki neden o kadar değer versinler ki di mi ama.Ben biliyorum burda hastanede çocuğu ölüp hadi hocam hadi öldüyse kapatta eve gidelim dier çocuklar evde beklior dieni(tabi herkes aynı deil de), daha çocuğunun ölümünün üzerinden on gün geçmeden başka bi çocuk için işe koyulanı...tamam yani hayvanları sevelim onlara ii bakalm ama biraz da insan sevgisi yahu!
yok ben de artık burdaki mesleğime veterner olarak devam edicem ya da uzman veteriner mi olsam ne

biterken: the fray-how to save a life

Pazar, Ocak 24, 2010

özledim ki ben bursayı

aslında hep zeynep'in yüzünden
bana o maili göndermiş, böle kocaman bi liste bursayla ilgili bissürü şey yazıo ben çounu yapmışım/yaşamışım ki onların
sağlık ocaının önünde her gün duran kimin olduunu hala bilmediğim o 16 plakalı arabayla
gitsem yeniden bursaya ne güzel olurdu di mi
ama aslında ben ordakilerle seviodum bursayı belkide
şimdi kimse kalmadıki orda artık herkes başka bi yerde
olsun ben yine de gidiim bursaya eet eet ben özledim bursayı

biterken:the everly brothers-walk right back

Perşembe, Ocak 21, 2010

ikilemler

şu sıralar bi deişik hallerdeym.kafam bomboş gibi hissediorm ama aynı zmn.da sanki beynimin içinde bissürü ip yumağı var hepsi birbirine karışmış, çözemediğim, kafamdan çıkmak isteyen.

acıkıyorum ama yemek yemek istemiyorum ya da sonuna kadar tokken bir şeyler yiyesim geliyor.

bi tarafım git diyor kalma, dier tarafım biraz daha sabret dur.

uykum geliyor uyumak istemiyorum zorluyorum göz kapaklarım kapanmasın die, ama bazen de uykum olmadığında tek istediğim uyumak oluyor kendimi yorganın altına kapatıyorum.

konuşmak geliyor içimden hatta baırmak bazen ama tek yapığım susmak oluyor çou zmn.

hiçbişe yapmadan uzun süre apatik bi şekilde bakınıorm ölece etrafıma.

mutlu deilim ama mutsuz da deilim, iice anhedonik oldum.

hiç olmadık yerde gözlerim doluyor sonra çok da komik olmayan bir şeye uzun süre gülüyorum.

önceden olsa hayatta dinlemem ben bunu dieceğim/dediğim şarkıları dinlerken buluyorum kendimi bazen.

belki de gitmem/kaçmam lazım artık buralardan en azından bi sürelik.

oy oyyy.



biterken:reamonn-supergirl

Pazar, Ocak 17, 2010

anı(cık)lar -1-

Buralarda anne babaların çocuklarını nüfusa kaydetme adetleri pek yok hoş zaten olup da yaptıran da zaten zmnında kaydettirmek yerine küçük ya da büyük kaydettiriyor nedense.
Çocukları büyüyüp de okuldan belge lazım olduğunda ya da yeşil kart çıkartabilmek için kimlik gerektiğinde, nüfus müdürlüğü önce bize gönderiyor çocukları yaş tesbiti yapmamız için.Bizim de malum elimizdeki imkanlar sınırlı olduğu için (ya da şöyle söliim elimizde dr.dan başka bişe olmadı için:)) çocuğun velisine soruyoruz yaşını, çocuğun yaşını gösterip göstermediine bakıyoruz, bikaç soru daha sorduktan sonra yaş tespiti yapmış oluyoruz(!). geçenlerde yine bi baba geldi yanında 3 çocuğu, yaş tespiti yapılacak.İçeri girdiler hep beraber.Adam çocuklarına açın kollarınızı gösterin dedi.Çocukların her birinin bileğinde kırmızı mühürle bi damga basılmıştı nüfusta.Küçücük yaşlarında damga yemiş gibilerdi, hoş bi manzara deildi bence.Neyse aramızdaki muhabbet aynen şöyleydi: :)
-Kaç yaşında bu çocuklar sırasıyla
-Hocam bu 11, bu8 bu da 7
-Bu 11 mi emin misin
-E tmm hoca 1o olsun bari
-?! (ne diim ben sana)
----------------------------------------


Yine yaşlı bi teyze:)(gerçi şöyle ki buradaki kadınların olduklarından çok çok yaşlı gösterdiklerini fark ettik.) Kimlik kartı var yanında bi tane. İlaç yazdıracakmış o kişiye. Bizim hemşire kaydederken durakladı. Bi bakar mısınız dedi.92 doumlu gözüküyordu kimlikteki kişi ama fotoğraftaki abartmasız bi 45-5o yaşında vardı. Baktık baktık. En sonunda teyzeye sordum bu senn neyin oluyor die (bu arada teyzeyle çok zor anlaşıyoruz çünkü teyze çok az Türkçe biliyor, konuştuklarının yarıdan fazlası kürtçe).En sonunda anladık ki o kimlikteki kişi teyzenin geliniymiş. Ama ben hala fotoğrafla-doum tarihinin aynı kişiye ait olduğuna inanamıyorum. Çocuğu var mı gelininin die sordum yok dedi meerse yeni evlenmiş, Yani anamnez doum tarihiyle uyuyor ama fotoğraf çok yaşlı kalıyor:) Hemşire daha yakından baktı fotoya ‘kırışıklıkları bile var baksanıza’ dedi. Güldük. Teyze de yine Kürtçe bişeler söyledi. O bizi anlamadı biz onu anlamadık, Türkçe bilmiyorum dedi ama gülmemize oda katıldı:)
--------------------------------------------

4o lı yaşlarında bi amca geldi.Ehliyet almak için sağlık raporu almaya gelmiş.Göz muayenesi yapıyoruz işte klasik belli bi mesafeden harfleri okutuyoruz falan.Amca geçti, ben de harfleri gösteriyorum amcanın da okumasını bekliyorum, sorduğum hiçbir harfi doğru söylemiyor yani mesela ben U gösteriyorum o L diyor, K gösteriyorum S diyor.Hayır yani birbirine benzer bişeler dese mesela V yerine U dese dicemki gözleri bozuk da net göremiyor, alakası yok.Amcam ölesine bildiği harfleri söylüyor tanımadan etmeden:)

biterken: fatih erdemci-suçum değil

Pazar, Ocak 10, 2010

haberlerde tutak 2 :)

boşu boşuna habere (şu okula gitmek için her gün sudan geçmek zorunda kalan çocukların haberi)kuşkulu yaklaşmamışım haber fos çıktı:) hatta bknz:

http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=0c8d0a96-4ddd-41b1-a14d-3c1deebfdbda

bizim sağlık ocağı da ünlü oldu:) hatta ben izlemedim ama dier bi kanalın haberinde alinin de çocukları muayene ederken, onlarla konuşurken görüntülerini de göstermişler:)

biterken:cem adrian-yağmur