Pazartesi, Mart 15, 2010

günün anlam ve önemine binaen;





küaybekara sevgilerimle:)

ayrıca şu milli kütüphane çıktısında hala da öğrenci gözüküyoruz bunu farkettim:)

hee bir de sanırım siz benim yerime oturmuşsunuz.bir de şimdi hatırladım Q ben sana uzun zmndır şarkı armaan etmiorm o zmn mevsimlerden sonbahar benden sana gelsin ama UÜTF hastanesi soyunma odalarının önünde düşün kendini:)

biterken:gripin-rüzgar

bir14martınardından

Böyle belli tarihlerde aklıma hep eskiler geliyor şu günlerde.Belli tarihten kastım işte mesela 14mart, yılbaşı, birisinin doum günü vs...

Geçen sene bu zmnda bursadaydım.Tıpçılar olarak bi yemekteydik.Geçen sene de aklıma birinci sınıftaki ilk tıp bayramım gelmişti.Birinci sınıftayken bi ara sahneye son sınıflar çıkmıştı ben de onlara bakıp ohoo benim daha çok zmnım var onlar gibi olmam için die geçirmiştim içimden, işte geçen sene de o daha çok zmnım var gibi gözüken mevkideydim, bu sene onu da geçtim.Bakalım seneye bu zmnlarde nerde kimlerle olcam, kısmet.

Sonuç olarak ben bugün kendimi müjgan cumbur'un sessiz salonuna attım aylar sonra milli kütüphane yüzü gördüm, çıkışta yusuf'u ikna ettim beni bi yerlere götür die önce panoraya ordan da ankamalle gittik.O kadar zamandır alışveriş yapmıyorumki resmen bir durgunluk gelmiş ama gelmeden önce bissürü şey almka vardı aklımda.Onu bile istemiyorum şimdi.

Tüm tıpçıların 14 martı kutlu olsun.

biterken:muse-unintended

Cumartesi, Mart 13, 2010

nihayet ankara/vip oldum ben

------uçağa karşı hafif bi tırsaklığım var ve bu yüzden mümkün olduğunca tek başıma binmiyorum.Tek başıma bineceğim ya da yanımda kimse olmayacağını düşündüğüm zamanlarda da mutlaka tanıdık birileriyle karşılaştım.buraya (evet sonunda ankaradayım) gelmeden önce de annemle telefonda konuşurken bunu dile getirdim bi de anne sanırım bu sefer tek olucam böyle atipik bi zamanda kim ankaraya giderki gibi bi muhabbet geçmişi. Annem de belli olmaz bikaç tanıdık görürsün demişti.
Babamla konuşurkende havalimanlarında her kapıdan geçişlerde didik didik aranmaktan hatta botları çıkarmaktan, bilgisayarı çantasından çıkarmaktan nefret ettiğimi hatta sırf onlara maruz kalmamak için bile otobüse binebileceğimi söylemiştim.------








Cuma gününe bilet bulamadığım için cumartesiye almıştım uçak biletimi.Ama ben daha fazla tutakta kalmaya dayanamayacağım için cuma'dan erzurum'a gidip arkadaşta kalacaktım.Perşembe akşamı Küaybekar'la konuşurken zaten cumayada bilet bulamadım dedim arada.Ama yani sadece durumumu anlatmak istemiştim bunu derken.Telefonu kapattık, 5 dk sora küaybekar geri döndü babam sana bilet bulabilir dedi.


Cuma öğlen tutak'tan erzurum'a giden otobüse bindim daha doğrusu otobüs van-erciş'ten kalkıp İstanbul'a gidiyordu.Ben de erzurumda inmek üzere bindim.Ama şöle bi sorun varki ben erzurumun içinde inicem arkadaş beni orda karşılıcak, ama otobüs içeri girmiyormuş normal şartlarda.Merak etmeyin hocam biz ayarlarız dediler ve otobüse bindim.En arkanın bi önü.Bi bindim ama yani o kadar kötü kokuyorki içerisi dedim heralde dayanamayıp kusucam.Bi süre sonra normal şartlarda burun alışır di mi kokuya (ne kadar tıbbi bi yaklaşım oldu burun alışır demek:)) ama yok bi türlü alışmadı hatta mide bulantımdan uyuyamadım bile.Neyseki otobüs horasan olduğunu düşündüğüm bi yerde mola verdi beni de orda erzurum'un içinden geçecek başka bi otobüse aktardılar.O sırada cuma günü için uçak bileti ayarlayabildiklerini söylediler görüşrüğüm kişiler bir de eklediler bakan da o uçakta olacak die.Sağlık bakanı erzurumlu olduğu için muhtemelen uçakta olacak bakan odur die düşündüm anneme söyledim annemin ilk tepkisi ay zeyneep lütfen git konuş bakanla, millet derdini anlatmak için ne kalabalıklar yarıyor sen onunla aynı uçakta olacakmış git konuş dedi:)

Erzurum'a indiğimde arkadaş beni karşıladı, onun evine uğradık biraz oturduktan sonra havalimanına götürmek için oraya yakın bi yerden beni aldılar ve havalimanına gittik.Ve yanımda orada yetkili kişiler olduğu için tüm kapılardan aranmadan geçtim.Böylece en nefret ettiğim aranma olayından da yırtmış oldum:)Daha sonra üzerinde girilmez yazan kapılardan geçtim, yetkili kişilerin odasına gittik.Bir süre tek başıma o odada otururken odanın sahibi geldi biraz sonra da iki adam geldi.Meğerse o adamlardan biri yetkili bi hakimmiş tatlı bi amcaydı bana telefonunu verdi, bir şeye ihtiyacın olduğunda saat gecenin ikisi olsa bile beni arayabilirsin dedi.Daha sonra havalimanı müdürü geldi o hakim amcaya(hemen amca yaptım kendisini:)) ağrı valisi senin yanında oturacak dedi.Hakim de bana sordu bak ağrı valisi yanımda olcakmış söylememi istediğin bişey var mı die ben de şu malum hastaneye atanma olayımı dile getirdim, sağlık ocağında rahattım ben dedim.O da o zmn sen ismini bi kağıda yaz ver ben valiye söylerim dedi.Uçaktan indikten sonra da hakim bana tmm senin ismini valiye verdim dedi.Hadi bakalım hayırlısı:)
Hee bi de bakanla da konuşmaya gitmedim tabi.Adam yol boyunca uyudu zaten.
Sonuç olarak biraz maceralı biraz da eğlenceli bi şekilde ankaraya vardım.
Pek tanıdık sayılmasa da aramda biraz konuşpma geçmiş birileriyle uçağa bindim, havalimanında da her kapıda aranmadım.En istemediğim iki şeyden de böylece yırtmış oldum:)
Erzurumdaki arkadaş da senin bi uçağa binmen de macerasız geçsin be ded.Geçen sefer bindiğimde de tonton gözüken dede formatında daha sonradan çocuk dr.u olduğunu öğrendiğim adamın hafif asılma durumunu kastederek:) Hadi bakalm başka uçuşlarda neler görcem:)

biterken: cem adrian-aşığım sana

Perşembe, Mart 11, 2010

sabır küpüm çatladı

5aralıkta gelmiştim buraya o zmndan beri de gideceğim günü resmen iple çekiyordum.
27aralıkta kamp başlıcak, ben de grup başkanıyla konuştum 4gün mazeret izni üzerine 2o gün rapor aldığımda 19martta evde olabilecektim kurtarıyordu yani.Ama bi yandan da heyet arayışındaydım hatta almaya baya bi yakındım.Öyle olunca bu cuma yani yrn eve gidebilecektim o kadar hazırlamıştım ki buna kendimi.Sağlık ocağında da sorun çıkmayacaktı tmm herşeyi ayarlamıştım.Ama yani burda o kadar bunaldımki tv deki en ufacık acıklı bi sahneyi bahane edip dugulanır olmuştum o derece.Çarşamba haber geldi heyet raporu işi yatmıştı, ama yirmi günlük rapor olurdu.Tamam dedim başka bi plan yapıp yeni bi kapı açtım kendime.Madem bu cuma gidemiodum neyse o zmn bi hafta daha dayanıp haftaya cuma gider, sonraki haftaiçi 4 günü mazeret raporuyla geçirir sonra yirmi günlük rapor alıp...falan işte.Hatta 19marta biletimi de almıştım erzurumdan.

Sabah kalktım biraz geç olarak, rahat rahat kahvaltımı da yapacaktım, hemşirelerden biri aradı mükellef bi kahvaltı hazırladık yok yok hemen çıkın gelin bekliorz die.Tamam dedim.Gittim.Odaya girdim, tıbbi sekreter hocam sizi hastaneye çekmişler dedi.Güldüm, ii yapışlar dedim.Çünkü öle geyik vardı bizde önceden beri.Meğerse gerçekmiş.Yazıyı bi gösterdiler.Valilik oluruyla hemde kaymakam bile deil.Tepeden inme.Hiç kimsenin grup başkanının bile haberi yok(muş).Artık sinirlerim bozuldu aylardır gerilen iplerim koptu ve sanırım 3-4 saat ağladım kimseyi takmadan tüm sinirlerimi boşalttım.Elimde deil tutamadım artık kendimi.Hayır hastaneye çekilmek falan deildi sorunum.Zaten daha dün telefonda anneme dedim anne tus dönüşü kendimi hastaneye çektircem die.Sorun olan çekilmenin zamanıydı.Hiç habersiz, hazırlıksız.Ben kapanan kapılara karşılık başka kapı buldum kendime, o olmadı başka bişe o olmadı başka bi çözüm en sonunda tmm dedim artık gitmeye çok yakınım hatta biletimi bile aldım 19marta, bu seferbi sorun çıkmaz die.Sora noldu geldim pat acile çekilmişim.Bu ne lan.Şansızlığın bu kadarı.Zaten millet başlangıçta nöbetlerini ayarlamıştır tus için, ayın son nöbetleri kime patlıcak tabiki zeynepe.İzin de alamazdım öle rahat raporda.Kaldım öle.Al işte bu kapımda kapanmıştı.Tüm gün aramadığım insan, sağlık ocağındakilerin aramadıkları kalmadı.Sonuçta pek bişe değişmedi aslında.Bizim küaybekarın deyimiyle süs biberi olan grup başkanı saolsun hiç yardımcı olmadı.En çok yardımı ve desteği bizim tıbbi sekreterden ve küaybekar, osman amca ve sadece adını bildiğim ama tanışmadığım birkaç adamdan gördüm.

Sonuç; bugün on günlük mazeret iznimi aldım haftaya cuma yirmi günlük raporumu alıcam, sonra 15 nisanda tus iznimiz başlıo arada bi 6 günlük boşluk kalıyor bilmiorm artık bizim tıbbi sekreter tmm hocam siz gidin ben halledicem dedi düşünmek de istemiyorum tek istediğim bi an önce eve gitmek artık hayırlısıyla.tusu falan düşündüğüm de yok şu an gidiim bi eve. hee ama bu kadarla da deil.Yrn için uçak bileti yoktu hiç.Mecburen cumartesiye aldım.Yine de yrn dan erzurum'a gidicem orda gece arkadaşta kalıp inşallah bi aksilik çıkmazsa cumartesi akşamı evdeyim.Sabırsızlanıyorum.Cidden.Ama bana ders olsun bi daha arayı bu kadar açmıcam.Umarım.

Bakalım sağlık müdürlüğünün soruşturma başlatma ihtimali bile varmış.Olsun napçakki douya mı sürcek daha da douya.O sağlık müdürünün de(hastanedekiler hastanede dr açığı olmadığını söylüyorlar), beni buraya atayanların da, burdakilerin de ve daha fazlasının...



biterken:emre aydın-beni unutma



PS:büyük katkı ve desteklerinden dolayı küaybekara ve osman amcaya sonsuz teşekkürlerimle:)

Çarşamba, Mart 10, 2010

kendimi 8o yaşında hissediorm.Hatta böyle demem 8o yaşındaki birine hakaret bile olabilir.Sıkıldım, bunaldım ve daha bissürü.İçim yaşlandı sanırım...


biterken: gripin-yenilmişiz

Pazartesi, Mart 08, 2010

ağrıda8mart

sabah4buçukta durup dururken uyandım en azından ben öyle olduğunu sanıyordum.Sanki etraf sallanıyormuş gibi hissettim heralde birden kalktığım için başım dönüo dedim sonra acaba deprem mi oluyor die düşünüm ama (Allah a şükür büyük bi deprem görmüşlüğüm olmamasına rağmen) depreme karşı hafif bi anksiyetem olduğu için arada bir böyle bana gelir sanki sallanıyormuşum gibi heralde yine öle bişeydir dedim.Lambaya bakiim dedim lamba da sallanıyorsa öledir dedim ama bakmaya tırstım göreceğim sonuçtan.Zaten son bikaç gündür bi huzursuzluk var tv açık yatıorm kalktıımda bi ses bi renk olsun die o sırada da oskar törenlerini gördüm(oskar demişken leyn eskiden baya bi meraklıydım filmlere ödüllere şimdi en son ne zmn sinemaya gittiğimi bile hatırlamıyorum ama zaten o da özlediklerim listeme girdi çoktan).Sabah sağlık ocağına gittiğimde söylediler meerse cidden deprem olmuş merkezüssüde elazığ-karakoçanmış.Babam yıllar önce araziye gitmişti karakoçan'a o yüzden ismen tanıdık geldi.Şiddeti de baya varmış ölü sayısı da öyle.Bir de şimdi havalar soğuk ne yapacak onca insan Allah yardımcıları olsun.

Bugün 8martmış mış diyorum çünkü artık zmn kavramımı iice yitirdim tam 3 ay önce geldim buraya bayram dönüşüydü o zmndan beri hiç eve gitmedim iice psikopata bağladım artık çok bunaldım.Hemşirelerden biri kadınlar gününüz kutlu olsun dediğinde hatırladım.Doğu ve kadın.Heralde burda en çok yıpranan kadınlar.Yaşlarından en az on yaş yaşlı gösteriolar.Muayeneye geldiklerinde mesela bu kesin 5o var diosun bi soruosun 35miş.Aslında çou kaç yaşında olduğunu da bilmiyor burda kadınların yaş kavramı da yok, doğurma yaşı da yok, adları da yok.Düşünüorum da ben de burda doğmuş olabilirdim, o zmn en geç 17 yaşımda evlenip (beyaz ten,renkli göz buralara pek benzemediğim için ii başlık parası da alırmışım) şimdi 8senelik evli olup 4-6çocuğum da olurdu heralde ayy geyiğini yapmak bile korkunç.Ne kadar şükretsek azdır hee.Geçen bi köye gitmiştik kadın 27 yaşındaymış on çocuğu varmış hepsini evde doğurmuş en büyük çocuğu da 14yaşındaymış o da hamileymiş düşünsene kadın 27 yaşında anane olacak, başka bir köyde biri intihar etmişti 2o yaşında 4 çocuğu varmış o etmesinde kim etsin.Zaten kadınların ailede hiç bi söz hakları yok.Oy oy.

biterken:gripin-sustukların büyür içinde

Çarşamba, Mart 03, 2010

tutak öğrencileri

video

şlkjoıuytrewasxdfgbh

merve'ye


çocukluk hatıram o benim.küçüklüğümüzü, saflığımızı büyüttüğümüz eski dostum.hani böyle aradan çok zmn geçer ve bi şekilde görüşemediğin birileri vardırya ama bir sonraki görüştüğünde sanki daha dün görüşmüşsün gibi, arada hiç boşluk olmamış gibi, kaldığın yerden.işte o onlardan.

ben büyüyüce zeynep olucam dedin sevindirik ettin, sonra da duygulandırdın beni.manyak insan.öpüyorum seni ve çok seviorm.

p.s:sen belki bunu hiç görmiceksin ama ben yine de kayıtlara geçiim. :)

biterken:cat stevens-morning has broken

büyümek

İnsan büyüdüğünü ne zaman anlar ya da artık ne zaman büyümüştür nedirki büyüklük, belirtileri nelerdir?
Artık çevresindeki insanları kaybettiği için telefon defterindeki insan sayısı azalınca büyüdüğünü anlıyormuş birisi. o kadar beklemeye gerek var mı yada illaki birilerini kaybetmek mi lazım büyümüş olmak için.o zaman anne babasını kaybetmiş minnacık çocuklar hiç çocuk olmuyorlar mı belki de ondandır onlarda her daim bi ağırbaşlılık bi abi abla havası olması.
ama artık otobüste ayakta kaldığın zaman birileri sana yer veriyorsa, birileri sana abla abi yerine artık teyze amca diyorsa ya da kötü bi olayda seni çağırıyorlarsa destek almak için artık büyümüşsündür malesef.ya da artık pamağında oy kullanma zamanından sonra siyah bi leke varsa, eskiden çok sevdiğin şarkıyı yeni nesil hiç duymamışsa yani o şarkı gerçekten eskimişse artık, izlediğin çizgi filmler tarih olmuşsa yaşıtların evlenip çocuk sahibi olmaya başlamısa sen artık işe güce karışmaya başlayınca büyümüşsündür bu böyledir.hele birde anne baba olunca çocuğun zaten seni hep büyük gördüğü için sanki sen hiç küçük olmamışsndır onun gözünde ona göre belkide çok gariptir seninde bi zamanlar hayallerin eğlencelerin olduğu.
Ortaokuldayken ,liseye giden birisi sana çok büyük gözüküyorsa ve sen artık bi üniversiteliysen kendi düşüncene göre bile büyümüşsün demektir baksana.o hiç gecmicek gibi olan yıllar su gibi geçerken belki düşüncelerin değişmesede yani her ne kadar sana göre sen lisedeki halinde aynıysan da gerçek böyle değildir artık resmen büyümüşsündür ya da öyle olman bekleniyordur.her ne kadar bütün günlerin aynı monotonluğundan farketmesen de bi bakmışsın daha dün yen gelmiş gibi hisettiğin yerde aslında 4 senedir bulunuyorsundur.

biterken: babazula-bir sana bir de bana