Pazar, Ekim 10, 2010

1o.1o.1o

aile hekimliğine geçsem mi, geçmesem mi die düşünürken zmn geldi de çattı bile.resmen tepeden inme bi şekilde yrn aile hekimi olarak işe başlıyoruz.ben de ilk kez 8ekim2oo9da adımımı attığım sağlık ocağımdan pılımı pırtımı toplayıp tamı tamına bi sene sonra 8ekim2o1oda çıktım.


aslında başına dönmek gerekirse;


ben bu zmn.a kadar bi miktar rapor aldım malum, e mecburide de alınan raporlar sona ekleniyor.işte benm aldıım o raporların eklenmiş haliyle mecburim ekim sonunda bitiyordu.dolayısıyla ben de 11ekimde başlayacak olan aile hekimliine geçmeye karar verdim.29ağustosta(ki kendisi benim doum günüm olur)yerlerimiz belli oldu.ben düzenim bozulmasın zaten çok kalmıcam die tutaktan bi yer seçme düşüncesiyle gittim.bizim ilçeden en yüksek hizmet puanı olan da ben olduum için ilk tercihi yapıp istediim bölgeyi seçtim.En az sorunlu olan köyleri seçtim ama bu sefer de sağlık ocaım deişmiş oldu.Gerçi kaldıım yere daha yakın bi sağlık ocaına geçmiş oldum ama (zaten tutak baştan sona ne kadarki!) işte malum deişikliklerle arası pek ii olmayan ya da alışkanlıklarını kolay kolay bırakamayan ben için biraz zor olacaktı bu=))yerlerimizin belli olduğu o gün sözleşmelerimizi de imzaladık.


Geçen hafta il sağlık müdürlüüne gittik bikaç şey için.Gitmişken kalan mecburi hizmet süremi de soriim dedim aman Allah ım ne desin ordaki kadın:mecburim bitmiş üzerine 8gündür fazladan yapıyormuşum.Ben tabi inanamadım defalarca da sordum.Ama işin garip yani aldıım raporların hiçbiri işlenmeiş.Yani aslında daha 55günüm olmalıyken bitmiş gözüküyor.Kadına da bişe diyemedimki benm daha raporlarım vardı ama siz onları saymamışsınız die.Sonra pc den çıktı aldı, o çıktıyla beraber bi üst yazı yazıyorlarmış, sonra onu sağlık müdürü ve vali imzasıyla bakanlığa gönderiolarmış,bakanlık da okuluma yazı gönderiomuş bu mecburi hizmetini bitirmiştir die(kendime bu dedim bak=))).


Ee işte benm orda kafam karıştı.Şimdi ben ne yapacaktım?Ya anında istifamı verecektim ama artık devletin hiç bi kurumuna güvenim kalmadıı için göze alamadım yani ben istifamı verdikten sora derseler bana senn daha 55günün var die o zmn naparımki?E istifa etmesem de bu sefer aile hekimliine geçme dönemi gelcek ve ben de aile hekimliinden istifa edicem bu sefer sözleşmeden istifa ettiim için iki ay da istifadan sora beklemem gerekecek.Bi de bissürü masfar yapıcam aile hekimlii için.Kalıcı olmayacaım için de masraflar boşuan gidecek.Gittim sağlık müdür yardımcısıyla konuştum.Tabi adama da demedim benm 55günlük raporlarım sayılmamış die.Ben senn yerinde olsam istifayı basar giderim dedi.Al sana bi karar dönemi daha.Uçuklar, sivilceler çıkardım stresten.Hayır işin garip yanı artık sistemler nasılsa bi pc den bakıoar siz şu kadar gün rapor almışsınız diolar yani raporlarım işlenmemiş deil ama mecburi hizmet günümü sayarken de raporlar gözükmüyor.


En sonunda işimi garantiye almadan, benm yazım okuluma varmadan istifa etmemeye karar verdim.Bu kadar dayandım sonunu da getiriim dedim.


Sonuç olarak yrn sağlık müdürlüğünün de üstün (!) çalışma ve yardımlarıyla(!) aile hekimliine geçiyoruz ağrı olarak.


Biz doktorlar kendimizi geçtik müdürlük o kadar lakayt, o kadar işini geciktirmişki, mesela bilgisayarlarımıza program yüklenmesi gerekiyor hala tamamlanmış deil, güya biz sedye-masa-pc gibi aletleri müdürlükten kiralayabilcektik, şimdide bişe demeden bilgilendirmeden yenilerini temin etmeyi bırak sağlık ocaklarında olan eşyaları bile topluyor müdürlük.


Bi de ilçelerdeki tüm doktorlar aile hekimliine geçtiği için ve acillerde hiç dr kalmadıı için nöbetleri kim tutacak:biz.Sırayla bi de acil nöbeti tutucaz, karşılığında hiçbişey almadan.Sevgili sağlık müdürümüz bunu bizden rica etti!en azından böle bişe isteyebilirmiş.Çok destek olup çok yardımcı oldularya bi de rica ediolar.Hastaneye kazandırdıımız tüm sermaye de hastanenin dier çalışanlarına verilecek.Nöbetten sonra da off die bişey olmayacak,direk sağlık ocaklarımıza gideceğiz.


Doktorun biri 'bizim ilçemizin bazı köylerinde can güvenliği yok.Jandarma bile bize gitmeyin diyor, giderseniz artık sorumluluk bizden çıkar, biz sizi uyardık diyor.Biz buralarda ne yapacağız?' die sordu.Sağlık müdürümüz ne dese beğenirsiniz (abartmadan aynen yazıyorum): 'siz devlet memurusunuz, eer canınızı devlet memurluunuzdan çok seviyorsanız bu işi bırakın.Zaten sokakta yürürken de araba çarpabilir, başınıza bişe gelebilir.Madem öle dışarı da çıkmayın.' İkisi aynı şeylerya. Nefret ettiriyorlar iice kendilerinden.Tamam yani oralara git de diyeceksen yine de, git demek var git demek var.Bari 'tmm siz de haklısınız ama oralara da gitmek lazım' falan de.Biraz motive et, destek verici şeyler söle.


Amaan nese az kaldı inşallah.Sabır=)


Yarın da yeni dönemin ilk günü.Hadi bakalım hayırlı uğurlu olsun inşallah=))





biterken:pinhani-seni bana anlatırlar

Perşembe, Ekim 07, 2010

meslek hayatımın birinci yılında...

...bir yılımı kaybettim hükümsüzdür

bu biraz içini dökme, iç rahatlatma amaçlı,biraz şikayet etme, biraz kabullenmeli bi yazıdır...

tam bir sene oldu buraya geleli.çokça yağışlı bir ekim günü babacımla beraber önce erzuruma sonra ağrıya gitmiştik ne yapacağımızı bilmeden, nereye gideceğimizi bilmeden..fazla çok fazla yağmur yağıyordu.önce il sağlık müdürlüğünde başlayışımı yaptırdık sonra kalacak bi yer bulduk akşamı geçirmek için.ertesi gün ilk kez tutağı gördüm.ağrı-tutak arasındaki yoldan ilk geçişimi hatırlıyorum.Allah ım o yol bitmek bilmemişti.o yoldan kaç defa geçtim, her iklimi gördüm o yolda, daha kim bilir kaç defa geçeceğim.İtiraf ediyorum hayatımda ilk defa 'ilçe' olayıyla karşılaşacaktım.Nasıl bir yerdiki acaba?

Bir senedir devlet memuruyum, bir senedir aktif olarak doktorluk yapıyorum.

Ben burda çok ağladım, çok zırladım,çok insan tanıdım, çok insan da kaybettim.İnsanlardan nefret ettim, doğru meslekte miyim die sorguladım, yardım ettim, kötülük yaptım...

Çok insan tanıdım, aklıma gelmeyecek bağlar kurdum.

Sonra kimseyi aramadım, telefonlarını açmadım, konuşmadım kimseyle, aramızdaki bağları kopardım.Bunu isteyerek yapmadım yani kopmak geliyordu içimden çou zmn. öyle yaptım ben de.Bilmiyorum döndüğümde bunları nasıl telafi edeceğim.

En çok gezdiğim zmn.lardan biri oldu belki de.Bu iiydi.

Her iklimini gördüm buranın.

Doğudan, doğuludan nefret ettim.Ve sanırım bu tüm hayatım boyunca böyle sürecek.

Önceden sevmediğim karadeniz insanının burdayken kıymetini anladım.Hatta işte kendime ukte de veriyorum uygun bi zmn.da buraya yazacağım karadeniz vs. dou insanı die.

Çok ağladım yaws ben burda.Harbi ama.Normalde öle zırlak bi insan da deilimdir aslında ama işte öle oldu.

Hee bi de hani mesela insan bi dönemi geçirince geriye baktıında ne kadar zorluk ya da üzüntü yaşamış olsa da aklına hep güzel anlar gelirya.İşte ben şimdi geriye bi senelik döneme baktıımda aklıma hep sıkıntılı, üzgün anlarım geliyor.Hiç mi olmadı güzel şeyler.Tabiki oldu ama 3 yanlışın bir doğruyu götürmesi gibi sanırım kötü şeyler güzelleri öldürüyor kafamdaki.

Çok küfrettim bi de ben burda.Benim buraya gelmemde en ufak parmağı olan herkese küfrettim hatta huyum olmamasına rağmen çok da beddua ettim bak hala onların kabul olmasını diliyorum.Bilmiyorum bu belki biraz da kendime bi 'suçlu' seçip kafamı rahatlatma amaçlı bişeydir.Belki de.

Çok insan tanıdım burda.Çok insan görünümlü hayvan da tanıdım.O hayvanlar yüzünden insanlardan da nefret ettim.

Meslektaşlarımdan soğudum, mesleğimi sorgular oldum.

Bi de adakta bulundum ben.Bak buraya da yazıyorum kazasız belasız hayırlısıyla evime bi döniim kurban kesicem.Harbiden ama.

Devlet işlerinden nefret ettim.Allah devlet dairesine işimizi düşürmesin dedim çokça.Düşürmesin inşallah da.

Sonra uzaktan bıdı bıdı konuşup doğu şöyle, doğu böyle diyenlerden nefret ettim, herkesin bir süreliğine 'yaşamak' için buralara gelmesi gerektiğine inanır oldum ama öyle bi-iki haftalığına gezmek, görmek amaçlı gelmek deil mesela en az altı ay içinde yaşayarak gelmek gerek, işte ancak o zmn dou hakkında konuşma hakkına sahip olabilirler insanlar.

Çok özlem çektim burda.Ama gerçekten çok özledim herkesi, her şeyi.Eskiyi, bursayı, dostlarımı en çok da ailemi.Allah daha başka özlemler çektirmesin inşallah=)

Hep nefret etmedim tabiki.Ama işte onlar ağır bastı dedimya.


Ne de olsa burası benim ilk göz 'ağrı'mdı.Bi daha yolumun düşmemesini umsam da.

Kabullenir oldum bazı şeyleri.Bunun sebebi alışmak mı yoksa kabullenmeyip üstüne gidecek gücüm olmaması mı bilmiyorum ama öle artık.

Çok insan tanıdımya, sevdim de ben onları.Mesela şu an bi oda arkadaşım var.Başka bi ortamda olsa muhtemelen tanışıp kaynaşmazdık.Mesela sabahları ferdi tayfur, akşamları da bilmediim başka şeyler dinliyor.Ben ki ferdi tayfurun en bilinen bi şarkısını bile bilmezken(benm için onun en bilinen şarkısı bile yoktur mesela), onu da kabullendim.çok karışıyor, çok müdahaleci, benden nerdeyse on yaş büyük.ama ii biri.seviyorum onu da.

Sonra bizim sağlık ocağındakiler var.Bir senedir varlar benim için.İiki de varlar.Yoksa çok ama çok çekilmez olurdu buralar.Onların desteklerini hayatım boyunca unutamam sanırım.Unutmiim de zaten.

Biz burda varya asker arkadaşı gibiyiz.Yani bana öyle geliyor en azından.Hani olurya asker arkadaşları hiç unutulmaz, yıllar sonra bile görüşülür.Biz burda hemen hemen aynı şeyleri yaşayan, evinde çook uzaktakiler olarak bu günlerde yaşanılanların unutulacağını da sanmıyorum.

Bazen diyorum ben nerdeyim, lisedeki zeynep nerde şimdiki ben nerde?lisede yada üniversitedeyken buralara geleceğimi söyleseler gidin işinize derdim.Buraları görmek de varmış.

Daha uzar gider böylece, ben de aklıma geldikçe eklerim.

Sonuç olarak burda ii-kötü bir yıl geçirdim.Tabiki çokça şikayetçi bi insan olsam da şükrettim halime.
Kime ben burdayken çok zırladım desem tamam işte ii olgunlaşmışsındır diyorlar.Olgunlaşmak?Eğer kastettikleri şey içimin pörsüdüğünü hissetmek, kendimi 4o-5o yaşlarında hissedio olmaksa eet doğru söylüyorlar.Peki ben bunu istiyor muyum?Hayır.Ben eski beni, burdan önceki halimi özlüyorum.Ne olursa olsun burdaki bir yılımı kayıp ilan ediyorum ve elimde olsa aynen filmdeki gibi beynimin bu seneki kısmını sildirirdim.Her ne kadar ileriki yıllarda belki buranın bana faydası dokunacak olsada...

Burda tanıdığım, önceden tanıyıp burdayken hep yanımda olan, destek olan tüm herkese teşekkür ederim, arayıp sormadığım, soranlara cvp vermediğim, bağımı kopardığım, kırdığım kişilerden de özür diliyorum ama o sadece burdaki ruh halimden kaynaklanan bişeydi, en kısa zmn.da geçmesini ve onların da benim burdaki halimi unutmalarını diliyorum.

biterken: mor ve ötesi-araf

Pazar, Eylül 19, 2010

eskilerden

beyleeerrr çök çök çök çök :) kızlar kapıya bakın, pınarbaşı burma burma yar yar ...nevzat hoca geliyooooo dağılınn sonrası malum ;)

Şimdi Baylar Bayanlar, ilk kaybımızı veriyoruz,ilk böcek aramızdan uçuyor,Yusuf Buğday teklifi kabul etmedi, kutusuna gitti ve büyük ödülü kazandı,kısacası Yusuf kardeşimiz 26 Eylül akşamı evleniyor,
şimdi böyle bir etkinliğin organizasyonunu da kim yapar tabii ki Onuuurrr Sancaaaarrr :)

Yusuf çoğunuza haber vermiştir ama bir yandan da tezini yetiştirmeye çalıştırdığı için çok yorgun adam,bende lise tayfası işini elime aldım,Plan şudur dostiler:Gelecekler bana 5 gün içinde haber veriyor ve ben sayıyı ve masa düzenini boy sırasına göre hazırlıyorum :)

Ankara dışından gelicekler ne zaman geliceklerini ve kaç gün kalıcaklarını ayrıca belirtiyo,kalıcak yeri yoksa yer ayarlıyorum onun için ;)
Herkes gelmeye çalışıyo,şartlarını zorluyo,hiç olmadı otostop çekiyo :)
E tayfası olaraktan Yusuf kardeşimizin nasıl dostları var gösterelim aleme go cougars :) bu kadar gaz yeter kendimi sami yende amigo sandım gercekten..
Velhasıl kelam, bana feysbuktan mesaj atın,duvarıma yazın,cepten arayın felan bi şekilde haber verin

Burdan ulaşabildiklerime ulaştım,olurya burdan unuttuğum olur,burda olmayanlar var onlar olur,darılma felan olmasın sizin aklınıza gelenleri arayın ve bana haber verin,hadi sağlıcakla kalın detayları kişi sayısına göre konuşcaz :)

Büyük gün 26 Eylül Pazar MEKAN: Ulus'ta Ankara PALAS eski TBMM karşısı, size güzel bir videoyla veda ediyorum,haden öperim hepinizi, görüşürüz 26 eylülde ;)

facebook mesaj kutuma bugn gelmiş bu.liseden sınıf arkadaşımdan.duygulandım yaws.hoşuma gitti.özledimmm.

biterken:pinhani-zaman beklemez



Cuma, Eylül 17, 2010

hesaplar-yaşananlar

şu hayatta öğrendiğim bişe varsa o da hesap yapmamak gerektiğidir arkadaş! he gel sor ki sen öle yapabiliyor musun die yok tabe de olsn uygulamaya koyamadıysam da öğrendim en azından, gerçi henüz uygulamaya koyamadıysam tam olarak öğrenmiş sayılmam belki de ama.

insan ne(ler) düşünüyor, umuyor, bekliyor ama neler yaşıyor. çok kısa bi zmn dilimi içinde bile olaylar bissürü kez biçim değiştirebiliyor.
kendimce güya planlıyor, hesap yapıyorum şöle olsun böle olursa öle olsun diorm sonra olmuyor tabi öle değişik bi yön çiziyor olay kendince, benm düşünmediğim, aklıma gelmemiş bir yön sonra yeni gidişata göre bi yol çiziyorum kendimce ee ne oluyor hoop olay bu sefer başka bi yöne sapıyor.derken bazen dönüp dolaşıp benm istediğim yere geliyor gelmesine ama ben o olay benm istediğim yöne doğru gelirken büyükçe bi yuvarlak tur atarken ben de bi taraflarımı yırtıorm, çırpınıyorum, sinirlerimi bozuyorum her ne kadar hepsi nafile olsa da, sonra olacak oluyor zaten. ama her şeyde olduğu gibi bu huyumu annemin suçu olarak nitelendirebilirim sanırım=))nasıl olsa annem bu durumu kabullenmiş durumda o da söylüyor tabi tabi sizin yaptığınız her şey benm suçum die=)
aslında aklımdan çıkarmamam lazım, her şey insanın istediği gitmez ki zaten bazen bizim istediklerimiz bizim için ii olmayabilir de di mi ama.her şeyin mükemmel olmasına da gerek yok tabi olsa fena olmazdı ama=) sonuç olarak kabullenmeliyim şunuki;insan her şeye hakim olamazki yusufunda dediği gibi hakimiyet Allah'ındır=))

biterken:şebnem ferah-sarılarak ayrılsaydık

Salı, Ağustos 31, 2010

grdp




böle sanki bi hortumun ya da girdapın içindeyim gittikçe derine gidiyorum(sanırım bu girdapta olur), elim böle uzanıyor dışarıya ama ben hala batmaya dvm ediyorum.boğuluyorum.kurtaran da yok.
(bu resmi buldum durumuma müsait nitekim orda kalp olmıcak zira kalpli şeyleri pek sevmem,kullanmam genelde)














biterken:jeff buckley-hallelujah

Pazar, Ağustos 29, 2010

25i devirirken



  • ben kendimi bile anlamakta zorlanıyorum bazen, gerçektan bak.böle yalnız olmayı kendim istiyorum, hatta bunu çoğunlukla kendim tercih ediorm, ilerde kırılıp yeniden toparlanmayı göze alamadığım için baştan girişleri kapatıyorum tmm memnunum da ama tutakta odamda tek başıma yeni yaşıma girio olmak da çok hoş deilmiş aga.

  • şöle bişe olsa sevgili adı konmasa mesela ama öle olunsa yani böle istediimiz zmn sevgili moduna geçip sonra istemediimizde yalnız takılıp sonra...saçma=)

  • ya da ben burdan gidene kadar kullanabileceğim kısa dönemlik bişe olsa, gerçi kullanmak tabiri burda fazla kaçtı biraz yanlış anlaşılmasın ama.

  • oy oy.bugn benm doum günüm.sağlık müdürlüünden aldım bugün hediyemi.aile hekimliine geçsem mi geçmesem mi die düşünürken yerlerimizi bile seçtik bugün, bizim ilçede ilk tercih yapan bendim yani burda istediim her yeri yazabiliyordum da o da zor bi durumdu ama nereyi yazsam die çok düşündüm, bi yer seçtik artık bakalım hayırlı olsun dielim.bunu da kendime armaan ediorm o zmn.


biterken :tnk-bu şarkıyı söyleyin

Çarşamba, Ağustos 18, 2010

vitreus dejenerasyonu

sabah erkenden ağrıya koyulduk, şu aile hekimliğine geçmek için dilekçelerimizi vermek amacıyla.geçmek-geçmemek arasında kalmışken, dilekçemi veriim de en azından listede adım olsun istemezsem kura zmn.ı çekilrim düşüncesiyle verdim dilekçemi hadi hayırlı olsun bakalım.
ağrıya gitmişken uzun zmn.dır gözümdeki şu siyah noktacıklar için bi göz dr.una gidiim dedim.ee nereye gidicem:ağrı devlet hastanesi.Allah ım inanamıorm=) buralara hasta rolüyle gelmek de varmış=)
bi boşnak dr. varmış ağrıda.kbb uzmanı.daha önceden de bikaç sefer reçetesi gelmişti bana repete etmem için.geçenlerde de bizim hemşirelerden biri çocuğunu götürmüş ona, çok tatlı orta yaşlı bi adam die anlattı.ben nedense genç olarak düşünmüştüm;sen taa bosnadan kalk ağrıda çalış, heralde o yüzden genç olduunu düşündüm.ay ne alaka şimdi bağlantıyı anlatamıcam nasıl kurduysam artık neyse işte sonuç olarak hafif tontonumsu bi amca olduunu duyunca nedense bi içim kaynadı, yine her zmn.ki gibi kan kaynaması oldu sanırım=) bi de böle konuşması falan resmen deişikmiş yani resmen boşnakmış artık o nasıl oluyorsa?!=) ay işte kısacası ağrıya gitmişken onu da bi göriim dedim, zaten ağrı devlete yakın bi özel hastanede çalışıomuş.saat biri yirmi geçioordu hastaneye gittiğimde, poliklinikler kısmında onun odasını bulmam zor olmadı, ne zmn gelir dedim bir buçukta dediler.hastalarla birlikte beklemeye koyuldum.o sırada bizim sağlık memurlarından birini gördüm çocuunu dr.a getirmiş ve böylece tutağa dönüş aracımı da bulmuş oldum.
saat tam bir buçukta acele acele birisi geçti ay resmen boşnak buu=)odasına girdi.peşinden bi hasta.neyse onu bekliim bari dedim.o hasta çıktı dieri girerken ben de kapıdaki görevliye ben dr.um, muayene olmıcam esat beyle bişey konuşcam diince beni içeri aldı.ama o sırada içerde bekleyen başka bi hasta da varmış.esat bey(soyadı boşnak) ters ters baktı bana bi, o sırada bi önceki hastaya reçetesindeki ilaçları nasıl kullanacağını anlatıyordu, sonra o çıktı sıradaki hasta geldi.esat bey biraz sinirlice içerde hasta varken başkasını nie alıosunuz die çıkıştı hemşireyle güvenlik görevlisine.(şu ilk bakışta çok sıcak olmayan, ciddi,asabi,kızgın görünen genel olarak gözlemlediğim boşnak görünümüne fazlasıyla uyuyordu).görevli o hasta deil dr.muş sizinle bişey konuşcakmış deyince ne konnuşcakmış dedi kızgınca, sonra yanıma geldi ben de o sırada kendimi tanıttım, ben tutakta dr.um, yarı boşnağım sizi görmeye geldim falan diince yüzü çok mutlu bi ifade aldıi güldü elini verdi, sıktı elimi baya kavrayarak bırakmadı uzun süre.çok tatlı bi amcaydı.babama benziodu yaws=) yarı türkçe-yarı boşnak şivesiyle ne kadar zmn.dır burda çalışıosun, ne kadarın kaldı dedi.nerelisiniz die sordu, izmirde mi istanbulda mı yaşıosunuz dedi.cevap verdim.benm baba tarafım oralı, taşlıcadanlar dedim, bende bibuçuk ay önce gezmeye gittim, çok beendim oraları dedim.o saraybosnalıymış.bizden istanbulda, bursada, izmirde çok var dedi.bursa-saraybosna tamamen aynı dedim.eet dedi.ben mostara saraybosnaya gorajdeye gittim dedim.gorajdeye gittiğimi duyunca şaşırdı(tahminen çünkü ulaşımı sorunlu bir bölge gorajde ve çou boşnak bile henüz gitmemiştir oraya), ben orda doğdum dedi.ben en çok gorajdeyi beğendim dedim.sen bu zamana kadar yanıma nie gelmedin dedi.ancak fırsat oldu dedim.ee siz neden burdasınız dedi.31ağustos son, ben o zmn gidiyorum burdan, mecburim bitiyor dedi(anlamadım ben bu kısmını.özel hastanede mecburimi yapıyor ki?). nereye gidiyorsunuz dedim, istanbula dedi sen oraya gel die ekledi.ne kadardır burdasınız dedim.3sene olmuş.zaten sırada bekleyenler olduğu için çok konuşamadık, 31 ağustosda gidiyorum ben burdan dedi, o zamana kadar yine gel dedi.tmm dedim.en son çıkarken bosnada sürekli dedikleri gibi Alla. emanet ol dedim ve çıktım.ama sanki yüzünde toprağını görmüş olmanın verdiği(sanırım hayatımda ilk kez toprak kelimesini bu manada cümle içinde kullanmış oldum böylece de=))bi mutluluk hissettim.bilmiorm birden abartıp sevinirik moduna geçip öle de hissetmiş olabilirim.
ordan çıktım ağrı devlete gittim.bizim tıbbi sekreterin röntgen teknikeri bi arkadaşı varmış, o saolsun sabah dr.la konuşmuş bi dr. gelcek die, göz dr.u da tmm gelsin, sıra beklemeden direk içeri girsin demiş.ben o röntgen teknikeri beklerken tam göz doktounun odasının karşısında genel cerrahi poliklinği vardı.esranın kuzeni pınar ablanın eşinin mecburisi geçen aylarda ağrıya çıkmıştı.ahmet abi(pınar ablayla tanışmıştım ama ahmet abiyle her ne kadar yüzyüze tanışmamış olsam da haklarında fazlasıyla şey duymuştum esradan.).onun yanına da uğramayı düşünüyordum zaten de.hasta da yoktu.içeri girdim.ben esranın sınıf arkadaşıyım dedim.o da çok tatlıydı.baya muhabbet ettik, insanları çekiştirdik.ordan çıktım, röntgen teknikeriyle biraz uzatmalı olarak(!) kavuşup göz doktoruna girdik.lan ben öle her bi yerde ben dr.um demeyi sevmiorm, mümkün olduunca kullanmıorm bunu da.ama zaten röntgen teknikeri söylemişti benm dr olduumu.içeri girdim.anam o ne kalabalık öle.nese hemen boşaldı ortalık.şikayetimi söledim direk hasta modunda.dedim böle böle.gözümü muayene ederken dr. sen ne iş yapıosun dedi doktoruum dedim, ordaki u lar uzun oldu çünkü dedimya röntgen teknikeri benm dr olduumu sölemişti ve içerdekiler de duyup tepki vermişlerdi.e dedi göz dr.u da neden sölemiosun dr olduunu, hemşire de benden önceki hastayı kastederek valla hocam sölicektim ama az önceki hasta çok ajiteydi deil dr bakan geldi desek sırasını vermezdi dedi.neyse gözüme baktı.sonra gözünde ışık çakmaları oluo mu die sordu.nasıl yani retina dekolmanı açısından mı soruosunuz die iice evhamlı hasta moduna girdim.eet dedi yaws bide.neymiş efendim gözün içinde şu bizim vitreus sıvısı varya heh işte benimki dejenere olmuşmuş.nasıl yani dedim.öle dedi=)benim vitreusumun içinde bikaç tane topak topak beyazlanmalar varmış.aman ne ii.ee nolcak dedim.yapçak bişe yokmuş.ilerler mi peki?ilerleyebilir, retina dekolmanı riski de var, eer gözünde ışık çakmaları olursa gel lazerle kapatırız dedi.leeyn benm gözümden bahsedioruz ne diosun sen.bi de dediki çok nadir de olsa o benm gözümün etrafında gördüüm siyah noktalar orta kısımda da olabilirmiş işte o zmn çok büyük bi ameliyat gerekirmiş.yuh?! dedim ben evhamlı bi bünyeyim yani olmazki ama böle diosunuz.ama dedi bu saydıım şeyler çok nadir, ben hiç görmedim mesela dedi.istersen gözünü dilate edip de bakabilirim dekolaman açısından ama ışık çakmaları tariflemiyorsun yoktur yani gerek yok bence dedi.ii o zmn bakmayın dedim.yapçak bişe var mı dedim.yok dedi.ii bakalm.bi de sen rahat ol dedi.saol yaws.ben baştan uyarmadım mı seni evhamlı bi bünyeyim die.alla alla.neyse ordan da çıktım.hemen damlayı aradım.artık ne de olsa hasta moduna girdimya dier doktorlara danışmam lazım di mi rolümü ii oynamam lazım=) damla dedim böle böle sen bi bülente sorsan die.neyse akşama damla bana geri döndü, eşi demişki bu durum çok çok sık görülen bişeymiş, eet öle dr.un saydıı gibi komplikasyonları varmış ama yani binde bir.kafasına takmasına gerek yok çok sık bu vitreus dejenerasyonu demiş.neyse rahatladım sonra=)
hastaneden çıktıktan sonra o dier hastanede gördüüm sağlık memuruyla tutağa döndüm.bu arada sabah kaymakam yine senemi aramış, beni çaırmış yine yanına.senem de ağrıda olduumu sölemiş.o zmn dönünce yanıma gelsin demiş.gittim ben de saat 4 falandı.gittim.o kadar.gerisi yok=)

biterken:dino merlin-deset mladja