Salı, Ağustos 17, 2010

35-izmir?



  • geçen hafta il sağlık müdürlüğüne gitmiştim, gitmişken kalan mecburi süremi de öğreneyim dedim, 31o. gününüzdesiniz, sizin bölgenizde mecburi süresi 35o gün dediler.Rapor-izin her şey içinde mi bunun dedim hiç raporunuz gözükmüyor dedi.Demekki aldıım 3o günlük rapor işlenmemiş ama işin garip yanı ben nete baktıımda personel bilgi sisteminde rapor gözüküyor da onların çkysde gözükmüyor demekki.üstelemedim sevdim bunu.ii zaten ben de öle hesaplamıştım dedim.Ee yani şimdi (hatta bu olayın üstünden yaklaşık bi hafta geçti) geriye sadece 35 günüm mü kaldı diplomamı almak için?İşin en garip yanı da bu kadar zmn.dır beklediim güne azcık kalmışken sanırım ben bu kadr çabuk olmasını beklemiodum yani nolcak şimdi?:S


  • malum aile hekimliği öncesi şu yüzüne bakılmaz sağlık ocaklarını tadilata soktular bize kiralıcaklarya, bize bağlı köylerden birindeki sağlık ocağı da bundan nasibini aldı.Geçen gün sağlık ocağından aradılar, işçiler duvarları yıkarken hani tuvaletin sifonu olurya içinde su vardır, işte onun içinden el bombası çıkmış!!!biz ilk önce acaba pimi sifonla ilişkili de sifonu çekince patlayacak gibi mi düzenlenmiş die düşündük ama neyseki öyle bişey yokmuş zaten çalışanlarına da sorduk bu zmn.a kadar suları olmadıı için hiç kullanmamışlar da orayı.Sonra işte ordaki jandarma karakolundan ekipler, olay yeri araştırma ekibi gelmiş, sağlık ocağı çalışanları da ifade verdiler falan filan.bişey olmadı olmaz da ama işte bi bombamız eksikti o da oldu tmmdır.

biterken:beatles-don't let me down

Cumartesi, Ağustos 14, 2010

bir hayat

yavaş yavaş yanıma yaklaştı.o sırada hasta olmadıı için ben de hemşire odasında hemşirelerle oturuyordum.abla ben çok kötüyüm dedi bana.neyin var dedim.hiç halim yok dedi.poliklinik odasına geçtik.ama yürürken de zorlanıyordu belli.sedyeye oturttum.bu arada kaç yaşında olduunu sordum.16 yaşındaymış.Evli misin dedim.Evet dedi.Şikayetini sordum.Kaç gündür yemek yiyemiorm, ishalim var, boğazlarım da çok ağrıyor, bi de midem bulanıyor kusuyorum dedi.Gebelik var mı dedim.Bilmiyorum dedi.En son ne zmn adet gördün dedim.Onu da bilmiyordu.Kimliğin var mı, yok, yeşil kartın var mı, o da yok.Ee sen nasıl geldin işte kocam beni buraya bıraktı gitti.Nereye gitti?köylere bohçacılık yapmaya.Sen nerde oturuosun? Biz ağrının girişinde çadırda kalıyoruz, göçebeyiz.E kocan da seni buraya böle çanta gibi bıraktı ne halin varsa gör gibilerden.Hey Allah'ım Yarabbim.Muayene ettim, boğazları gerçekten baya şişmişti(pek tıbbi bi anlatım olmadı ama=)). Ateşi de 38 küsürdü.Kıza dair hiç bişey yokki elimizde girişini yapabilelim.Neyse dedim hemşireye bi gebelik bakalm.Neyseki negatif çıktı.Hayır ilaç yazsam nasıl alacak.Hastaneye göndersem bi serum taksalar biraz kendine gelir kızcaızın kaç gündür ishali de varmış.Bizde de serum var ama serum kiti yok.Napçaz ne edicez derken bizim hemşire saolsun dr hanım ben hastaneye gidiiim serum kiti aliim, kızın ilaçlarını da siz benim üzerime yazın ben dönüşte aliim dedi.İi tmm dedik.Napalım madem kız gelmiş nasıl bırakıcaz.İlaçları yazdık, taksi çaırdık bizim hemşire arkadaş hastaneye gitti.Bu sırada da hasta kız poliklinikte sedyede uzanıyor.Bekleyen hasta da yoktu.Anlatmaya başladı.Abla aslında biz Türküz ama beni göçebeye gelin verdiler dedi.Nasıl oldu bu yaşında dedim.Anlattığına göre babası annesi bu kız bi de kardeşi paraları olmadığı için yolda arabaları durdura durdura konyaya gidiyorlarmış.Bu sırada bi araba bunları almış.Ön tarafta da bunun şimdiki kocası oturuyormuş.Bunları kendi çadırlarına davet etmişler.Sonra o çocuk bu kızı istemiş, babası da hemen o gün vermiş.Dediğine göre zaten babası da şizofrenmiş.Kızın kollarında falan kesikler vardı.Nasıl oldu bunlar die sorduk.Babam yaptı dedi.Neyse bunlar hemen evlenmişler.Gerçi resmi nikahları olduunu da hiç sanmıorm ama.Kaç yaşında kocan dedim 21 dedi.neyse çok büyük değilmiş.Yakışıklı mı peki dedi.İşte benden yakışıklı dedi.Ama kızın yüzü de çirkin deildi.Kız baya baya da güzelce anlatıyor her şeyi.Allah'ım hayata bak dedim yani hee.Sonra o sırada ilça yazdırmak için dışarda bekleyen bi adam varmış, geliz siz dedim.Adam da bizi duymuş.Bana da diyorki buna yardım edin bakın kimsesi yokmuş.Lan adam sana ne yani.Fevrim döndü o an bi anlığına.Sana mı düşmüş bana kime yardım edeceimi sölemek.Hayır yani gören de burdaki halkı çok yardımsever sanır.Uyuz oldum.Bişe demedim ama.


Hemşire geldi,kıza bi serum karışımı hazırladık, arka taraftaki pansuman odasına aldık.Bi de sabah kahvaltıyı sağlık ocaında yapmıştık.Kıza da onlardan kalanlarla bi ekmek arası hazırlatıp eline verdirdim.Eline de biraz para verdim ama direk ben vermedim tabi hemşireye verdirttim, belli olmaz bunların işi dedim ki iiki de öle yapmışım çünkü hemşireden sonra yine para istemiş.Lan millete bak yuh yani.Güya kocası olcak adam bunu kapıya bırakıo ölece ne halin var gibilerden elinde ne kimliği ne yeşil kartı var, bi de burda sana bakarlar demiş.Tmm biz de elimizden geleni yaparız, yapıyoruz da bu kadar yüzsüzlük yapmasalar keşke.
Kızın serumunu taktık, eline ekmeğini verdik, ilaçlarını alıp eline verdik, cebine parasını koyduk.Biraz süre geçti, hemşire yanıma geldi dr.hanım kız serumu çıkartıp gitmek istio daha iiymiş, ateşi de düşmüş napiim die sordu bi bakiim dedim bende.Ama gitmemize kalmadan kız kendi başına serumu çekip çıkarmış, her yeri kan yapmış bi de.Çok kızdım sen napıosn ya dedim.Bu kadar uraştık senin için hemşire senin için taa hastaneye gitti, ilaçlarını aldı 2 dakka bekleyemedin mi ben gelene kadar dedim.Ay bi de cevap vermez mi abla özür dilerim, yerleri kirlettiysem ben silerim die.Çık dedim çık bişey yapma.Gitti sonra o da.

biterken: the smiths-please please please let me get what i want

Cuma, Ağustos 13, 2010

fazlasıyla kişisel

vana gitmeden önce sağlık ocaının tadilatıyla baya bi uğraştık hatta bi hafta sonunu sırf orayı temizlemeye bile harcadık.tadilat işi uzadıkça kaymakam da her seferinde haftada en azından 3 kere gelip bi dolanıp gidiyordu.İşin garip yanı ali ve seneme davranışıyla bana davranışı baya bi farklıydı, yani seneme her seferinde baırıp çaırıp hakkında tutanak tutucam şöle yapıcam böle yapıcam derken benle konuşurken de tam tersine gayet güleryüzlü, espriler yapan bi adam oluodu.Hatta sağlık ocaındakilerle aramızda geyik bile yapıoduk ne oluo gibilerden.(yanlış anlaşılmasın kaymakam evli ve çocuklu=))


Zaten çok geçmeden kokusu çıktı, yine bi gün sağlık ocaında dolanırken şurası böle olmuş burası böle olsun derken senem bişey için içeri geçtiğinde bana baban-annen ne iş yapıolar die sordu.söledim ben de.sonra neden soruosunuz die sorcaksın, niçin sorduumu merak ettin di mi dedi.daha önceden aynı soruları seneme de sorduunu bildiim için genel yaklaşımı bu, heralde ilçenin doktorlarının ailesinin ne yaptıını merak edio die düşündüğümden açıkçası bu soruları bana sormasının da garipsememiştim.Hayır dedim neden sorduğunuzu merak etmedim.Bi gülümsedi böle bıyık altından denen cinsten sonra da 'söylicem ama kızmaca darılmaca yok'dedi.Kötü bir şey mi söyliceksiniz yani dedim hayır, sonra söylicem dedi, o sırada senem geldi, kaymakam da konuyu birden deiştirdi.

Zaten daha sonra vana gittik, bi haftadan fazla ordaydık.Bugün işe başladım, öğlene doğru senem beni aradı, kaymakam seni görmek istiyormuş dedi.Gittim.Ne var ne yok, ne yapıyorsun nasıl gidiyor muhabbetinden sonra aslında ben sana bir şey sorcam, görüştüğün biri var mı dedi, güldüm, garip garip bakmış olmalıyım ki açıklama yapmak durumunda kaldı, yok yani olabilir o yüzden sordum gibilerden bişey dedi.Yok dedim ben de.O da konuya girdi, benim bi erkek kardeşim var şu işi yapıyor, şimdi şurda böyle falan filan derken kısacası işte beni o kardeşiyle tanıştırmak istiomuş,ona da bahsetmiş çok tatlı bi dr. hnm var falan die, eer ben de görüşmeyi kabul edersem hemen buraya çaıracakmış, şimdi gölcük'te görev yapıyormuş.Ne dicemi bilemiyorum yani dedim hemen bişey söyleme, sen düşün eer görüşmek istersen buraya çaırıcam ben onu dedi.
Şimdi münasip(=)) bi şekilde hayır dicem ama şeytan bi yandan da bunu kullan da demio deil=)

biterken: 3doors down-this is the story of a girl

Çarşamba, Ağustos 11, 2010

van'ın ardından

eğitim bahane tutak'tan uzaklaşmak şahaneydi
malesef van macerası da bitti.van'a bir macera olarak bakacaım ya da van'ı bu kadar beğeneceğim -önceden söyleseler inanmazdım- hiç aklıma gelmezdi.
aile hekimliği adı altında veriler seminerler için gittik geldik vana.21kişiydik toplam ve bunun 19u ağrının deişik ilçelerinden geliyorduk.Önceden tanışmıyorduk ama bi hafta için bi süreye göre fazlasıyla kaynaşmış bi şekilde döndük vandan=)
ben bi yıldan fazla bi süre sonra damlayı gördüm.onu en son ne zmn görmüştüm hatırlamıyorum ama muhtemelen bursadaki evindeydik damlayla en son görüştüğümüzde.6yıllık sınıf arkadaşlığından fazlasını paylaştıktan sonra yollarımız ayrıldığından beri çok şey değişmişti tabiki hayatımızda.ben şimdi onu vandaki kendi evinde, karnında bebeğiyle gördüm.garip bi duygu aslında.(ayrıca artık söz-nişan hatta düün merasimleri de bitti arkadaşların bebeklerinden haberdar oluyorz.hadi bakalm hayırlısı=))
gezdik, eğlendik, ettik ama vanın benim için en ii yanlarından biri hiç şüphesiz tek olmadığımı hissettirmesiydi.Tek derken, çou arkadaşım mecburiden istifa etti malum. Hatta douda, uzakta olmayı bırak evine yakın yerlerde olanlar bile istifa etmişti.Arada bi aklıma bi soru işareti düşmüyor deildi acaba istifa etmeyerek hata mı yaptım die ya da neden ben hala burdayım, neden çekiorm burdakileri die.Zaten istifa etmeyen arkadaşlarım da ya memleketlerinde ya da kendi evlerinde mecburisini sürdürenlerdi.Yani hani böle evinden çok uzakta olup hem de dounun bi ücra köşesinde insan demeye bin şahitlerle uraşan pek tanıdıım yoktu açıkçaçası.
Ama ben bu kurs boyunca gördüm ki aslında herkes benim gibi, hepimiz aynıyız.Yani karşılaşılan sorunlar, uğraşılan hastalar, yaşanılan olaylar... hepsi benzer.Ve itiraf ediorm bunları duyunca çok mutlu oldum ne yalan söliim=)Sadece ben deilmişim düşüncesi biraz da olsa rahatlattı beni.
Kısacası her yönüyle ii oldu, ii geldi van.

biterken: ricky nelson-lonesome town

Salı, Temmuz 13, 2010

öyle bir geçer (mi) zmn.ki

bi yandan gün içinde yaşanan sinir bozuklukları belki biraz da olsa güvendiin birinden hafif bi darbe alman ya da artık bulunduun yerde -her ne kadar istediin, yıllardır hayalini kurduun mesleği yapıyor olsan da- yine yeniden bi kriz geçirmek. ama belki de çok uzun zmndır görmediin bi kardeşten haber almaktır krizi tetikleyen.artık yorulduunu hissetmek, her ne kadar yaşın genç olsa da içinin resmen yaşlandıını hissetmek, sonra bi daha özlemek eski günleri, dostlarla yaşanılan anları.

posta kutuma baktıımda yeniden istanbul simidi bulur muyum acaba ya da kapımda bi ikter olur mu günün birinde bilmiyorum.aslında biliyorum da bilmek istemioyorum belki de.ama ne var biliyor musun artık ben malesef eski ben deilim.burası benden çok şey aldı.hem biliomsn artık havalı bile deilim göz kalemlerimin nerde olduunu bile bilmiorm desem inanır mısın?hatta ben bile bazen aynada kendimi görmek istemiorm.tek istediim bi an önce sağlık afiyetle şurdaki 4 ayımı tamamlamak.böle bişe olsa ben kıpırdamadan dursam ya da uyusam sonra uyandıımda 4 ay geçmiş olsa olmaz mı öle?öle bi hale geldim ki burdan döndüümde buranın üzerimdeki etkisinden kurtulamıcamdan korkuorm.öle olmaz di mi?

bazen burası sanki tutak deil de Görükleymiş gibi düşünüorm camdan bakıorm görükledeki evimde olduu gibi, zaten orda da koyunlar geçiodu arada bir ya (ama orda tutak kokusu yoktu ne güzel) sonra sen o dar ara yoldan geçsen benm ışığımın yandığını görsen de zilimi çalsan, ben staj öncesi sınav çalışmalarımı senini üstünde denesem=) olmaz di mi malesef.ama olsun onları zaten yaşadık bu sefer inşallah yaşanmamıuş daha güzel günler yaşarız.inşallah.umarım.

son olarak tubaaa sen üzümlü çikolatalarını sakla, son kullanma zamanları geçse bile yersek de bişe olmaz merak etme sen=) hee bi de aferin ayaını bacaını incitmeye de dvm et tmm mı orda bakarlar sana.

beni abla kabul etmiş kardeşime slm olsun=)
hiç unutulmamak daha dorusu hep hatırlanmak dileğiyle=)(bak bu duygusal halimi nadiren bulursun hatta ben şurdan bi kurtiliim hiç bulmazsın umarım).öpüldün

biterken:gripin-koca çınar çalıyor ama aklımdaki hatta kaç gündür dilimdeki şarkı gökselden-uzun uzun yollar.(o şarkı ilk çıktıında seneler seneler önce aklıma hep erzurum gelirdi yani şarkı sanki erzuruma dair yazılmış gibi bi hisse kapılırdım neden bilmem.ama geleceimi görmüşüm ne erzurum benm sık uğrak yerim oldu şu sıralarda=))

Pazar, Temmuz 11, 2010

Çarşamba, Temmuz 07, 2010

tutak'a bi firdevs zeynep

aslında bu başlık 'jübile nöbet' olacaktı ama jübilemi henüz yapmamış olabilirim her ne kadar gece boyunca kendime bu son nöbetim dediysem de.

şöleki; geçen hafta perşembe günü tutağa geldik.çoğul geldik çünkü annemle beraber geldik.saolsun benm zırlamalarıma tahammül edemeyip bana eşlik etti.perşembe günü ilk saatlerde saat 1 buçukta biz bosnadan döndük.aynı gün saat sabah 7de tutağa gelmek için yola çıktık.baya yorucuydu tabi.daha gezinin yorgunluğunu atmadan buraya gelmek.her ne kadar uçak kullansak da ankarda evden çıkıp burda pansiyona girişimiz tam 12 saati buldu.uçakla erzuruma git ordan ağrıya ordan tutağa.annemin burayı gördüğünde ilk tepkisi 'ay zeyneep sen buraya ilk gelişinde babanla deil benle gelmiş olsaydın ben sana ilk günde istifanı verdirirdim' oldu.

biz ağrıya gider gitmez ilk işimiz il sağlık müdürlüğüne uğramak oldu.zaten ben gelirken yol boyunca da sulugözlülük yapmaya devam ettim.bu sefer gidip il sağlık müdürüyle konuşacaktım.gerekirse yanında bile ağlardım.eet bunu yapardım itiraf ediorm.ama müdür yerinde yoktu.mustafa bey varmış.geçen sefer gittiğimde konuştuğum ve bana tmm senn dilekçe vermne gerek yok ben sağlık ocağına geçişini yapıcam diyen personelden sorumlu müdür yardımcısı.adamın beni görünce ilk tepkisi sen sağlık ocaına geçtin di mi demek oldu.hayır mustafa bey geçmedim ben de sizinle onu konuşacaktım dedim.o da tmm o zmn biz seni unutmuşuz gibilerden bişe dedi.bi de madem öle sen dilekçeni ver, biz yazını gönderelim dedi.ne kadar zmn.da olur die sordum düşündü bi an yani dedim eer elden hallolarak daha çabuk işlerse öle yapiim dedim o da yok benle sağlık müdürü yarından itibaren bi hafta yokuz da onu düşündüm dedi ama neyse ben telefonla da halelderim dedi.ii dedim.dilekçemi verdim.

dün nöbetçiydim işte hastanede ali aradı müjdemi isterim yazın geldi dedi.çığlık attım tabi=)oh ii ii cuma nöbet tutmıcam yani die düşündüm.zaten dün tüm gün nöbet boyunca bu son nöbetim dierek geçirdim.akşam da ebeye dedimki doum olurken sen beni ara o sırada hasta olmazsa ben de gelicem dedim.saat 12ye doğru aradı çıktım doumhaneye.kadın bi yandan ağrı çekio ama ben neyin derdindeyim bak=) :kızın mı olcak oğlun mu die sordum bilmiorm dedi o zmn dedim kızın olursa adını zeynep koyacaksın tmm mı dedim.kadıncaız yazık zaten ağrıdan sancıdan kıvranıo tmm dedi ne desin.sora çocuk doğdu kızın oldu bak adını zeynep koycaksın dedim.tmm dedi.yanında da ya annesi ya da kayınvalidesi olduunu düşündüüm biri vardı onunla kürtçe bişeler konuştular ama zeynep ismini kabul ettiklerini anladım.en son çıkarken de ne koyuyosun ismini dedim kadın da tmm tmm firdevs zeynep koyuyorum dedi.firdevsiini de kendi ekledi=) bölece dedim son nöbetimde adımı da yzazdırdım tutağa.

sabah başhekim hatice abla geldiğinde abla dedim benim dün akşam haberim oldu benm yazım gelmiş sağlık ocaına çekilmişim dedim.o da dediki ama bu ayki nöbetlerini tutup öle gidersin dedi.hiç böle bi tepki beklemiodum.ama abla yazım gelmiş bi senn imzan kalmış dedim.olmaz dedi.ii de bbenm zaten geriye 4 nöbetim kaldı onları dier dr.lar tutsa bile birer tane artmış olcak nöbetleri dedim.biraz bozuldu ama ben de ondan öle bi tepki beklemiodum.nese ben grup başkanıyla bi konuşiim dedi.grup başkanı da zaten senem.ben de oansiyona gelince senemi aradım o direk hayırlı olsn die açtı telefonu.ben de durumu anlattım o da sen merak etme ben yazını çoktan imzaladım bile dedi.hadi bakalım.şimdi merak ediorm cuma nöbetçi miyim deil miyim.jübilemi yaptım mı yapmadım mı.ay artık yırtamıcam öle bi taraflarımı(her ne kadar böle desem de kendimi parçalamaya dvm ediorm ama=)).hayırlısı olsn diip bıraksam aksa kendiliinden di mi ama=)



biterken:daniel merriweather-impossible