Salı, Haziran 01, 2010

Niyetimi bozdum artık.
Karar verdim.
'Reset' atıcam kendime dedim.
Tüm kazandığımı gezmeye vericem bir süre dedim.
Yaptım da böyle kısmen.En azından yapmaya başladım.
Olduğum yerden 'en doğu'dan 'en batı'ya gittim önce.
Sonra plan yaptım.Senelerden beri gitmek istediğim Bosna'ya gitmek için.Bir tur şirketinde yer ayırttım.
Ama bilmiyorum.Anlamıyorum.Kafam, aklım, içim rahat deil bi şekilde.Burda kalmak çok sıkıyor artık beni.Bunaltıyor.
Geriye kalan 4 buçuk ayımı tamamlayamayacağımdan korkuyorum.
Aklımın içinde sürekli şarkılar dönüyor, beynim ordan burdan şarkılar mırıldanıyor.'Hani rüzgar her şei alıp götürecekti'diyorum, o kadar rüzgar var ama bir şei götürdüü yok, her şey yerli yerinde.
Yatıyorum. uyanıyorum, her saat başı kalkıyorum 3oluyor, 4 oluyor, 5 oluyor.
Sonra bencillikle suçluyorum kendimi ya da bencillik olmasa da suçluluk duygusu duyuyorum.Ben öle kafamdan planlar yapıp, keyif için gezmeyi düşünürken başkaları dağdan inen bir terörist kurşunuyla ölürken ya da yardıma giden bir gemi baskına uğrarken eğlenmemem gerekiyormuş gibi hissediyorum, bir şey yap(a)masam da vicdan azabı duyuyorum.O sırada 'wild world' çalıyor ya da 'mad world'.
Sonra bir şeylere çok hevesleniyorum ama korkuyorum dier 'çok heveslendiğim' şeylerin ben onlara ulaşamadan suya düşmesi gibi, şimdi heveslendiklerimin de suya düşmesinden korkuyorum.Sonra kızıyorum kendime, heveslenmekten, hayal kurmaktan vazgeçiyorum.Çok istemiyormuş gibi yapıyorum bazen çok istememe rağmen.
Hani bazen insan kendini en kötüye hazırlarki karşısına gelen şey onu daha az yorsun die ya da en kötüsüne hazır olunda, rölatif olarak ii olan ama aslında kötü olan bir şey ii gözükürya insana.İşte sanırım ben hep öyle yapıyorum.
Sonra her koşulu kendime zehir edebildiğimi anlıyorum, hayatın güzelliklerini olabilcek kötü şeyleri düşünerek görmediğimi biliyorum ama düzeltemiyorum bir türlü bu halimi.
Yaptığım hiçbir şein hakkını veremiyorum.En basitinden kitap okumak, tv izlemek, zaten ders çalışmayı hiç saymıyorum bile.
Uykumun hakkını bile veremiyorum.
Yorgunum, kollarımı kaldıracak bile halim yok ama uyuyamıyorum.
Bu gezerek kafayı daıtma planım da işlemedi sanırım pek.

Son günlerdeki şarkım mı?
en derinde olduğumu ya da acılar biter die beklemekten (ki burda da bi vicdan azabı çekmio deilim.ne acısı lan diorm kendime ama)artık kendimin tükendiğini hissediyorum. kendimi çoktan kaybettim artık 8 ay önceki zeynep çok deişti malesef=(




biterken: tnk-söyle ruhum

Pazar, Mayıs 30, 2010

bi hafta önce bu saatlerde izmirden ankaraya dönüyordum.
son iki haftam tam anlamıyla yollarda geçti.
tus için ankaraya gitmeden önce hastaneye çekilmiştim zaten.ama orda başlayışımı yapmadan hemen ankaraya gittim.döndüğümde hastanede başladım.26nisandan beri hastanedeyim.nöbetler benim için çok stresli geçiyor.nese bakalm.
9mayısta nöbetim vardı.nöbetten çıktım pazartesi günü hemen ankaraya gittim.cumaya kadar ankarada kaldım.cuma akşamı tekrar tutak'a geldim.cumartesi yani 15inde nöbetçiydim.pazar günü nöbetten çıktım.eşyalarımı toparladım ve ankaraya gittim yeniden.yani bi günlük nöbet için gelmiş oldm.pazar akşamı eve vardım ama uçak çok fenaydı.zaten normalde uçağa karşı hafif bi tırsaklığım hep vardı şimdi iice artmış durumda.neyse.pazaar akşamı evdeydim.pazartesi günü istanbula gittim.esraya.çarşamba sabahı 6.45uçağıyla izmire gittik.ordan da çeşmeye.pazar gününe kadar çeşmedeydik.ufak bi ayrıntı:hava çok kötüydü.bir günün dışında genelde güneşsiz ve yağmurluydu.dolayısıyla deniz-güneş olayından hemen hemen hiç yararlanamadık.
pazar günü çeşmeden izmire geçtik.orda da biraz dolandıktan sora esralar uçakla ist.e döndüler ben de tek başıma binmeye tırstıım için ankaraya gitmek için otobüse bindim.işte bu da tam bi hafta öncesine denk geliyor.
perşembeye kadar ankaradaydım.perşembe günü buraya döndüm.cuma nöbetçiydim.
öle.yani yaklaşık iki haftada baya bi yol katettim.nerdeyse en doudan en batıya gitmiş oldum.
he bu dönemde ne oldu.tus açıklandı.puanim ii deildi ama ank.da aile hekimlikleri falan oluor gibiydi olmadı, puanlar baya yükseldi.bilmiorm ne yapacaımı.
burdan çok bunalmış durumdayım.şafak sayar gibi gün sayıyorum.ama dediklerinini aksine sayılı gün çabuk geçmiyor hatta daha zor geçiyormuş bunu anladım.
burdan iice nefret ettim.
artık bavul hazırlamak istenmiyorum.yoruldum.insanlardan,tutaktan nefret etmeye başladım.hatta böle devame ederse mesleğimden de soğuyacaımdan korkuorm.
az kaldı inşallah.
öle yani.

biterken:zeynep casalini-nilüfer

Cumartesi, Mayıs 01, 2010

Ali Saati

Ali saati yaptık tam yirmi gün.ve evet itiraf ediyorum (neden bilmiyorum ama)tüm ali saatlerine de katıldım.çünkü öyle bi ruh halinde oluyorki insan, yararı olabileceğini düşündüğü ya da yararlı olduğu söylenen herşeyi yapıyor.çoğu kişi gibi ben de tüm aktivitelere katıldım.koskoca salonda, katılmayanları çıkarırsak yaklaşık 6oo kişiyle beraber, ışıklar kapalı, gözler kapalı, herkes hafifçe öne kaykılmış, boyunlar bi yana eğilmiş, yaklaşık 3dk süren müzik eşliğinde hayal kuruyorsun.
Aslında bu ali saatinin bi çıkış hikayesi de var, bize de anlattı sami hoca uzun uzun ama şu an tam hatırlayamıyorum hikayeyi.
İlk günlerde hayal kuramadım.evet evet resmen hayal kuramadım! Hayalim yoktuki, ne isteyebileceğimi bilmiyordum.yani atıyorum hani tus kampındayızya hepimiz kazanmak istiyoruzya işte mesela çok ii puan aldım istediğim herhangi bi yeri tercih edebildiğimi düşünsem bile mutlu olmuyordum ki kaldıki artık bilmiorm ne istediğimi ya da istemediğimi.neyse sonraki günlerde bişeyler hayal etmeye başladım ya da bişeyleri yaptığımı, elde ettiğimi düşünürken buldum kendimi ama sonra fark ettimki bu ali saati amacından çok uzaklaşarak beni mutsuz ediyordu.çünkü istediğim o şeyleri bu yaz gerçekleştiremicektim belki de hiçbir zmn.işte bunu düşünmek iice üzdü beni.

Ama ne zmn bu müziği duysam (ya da wavin flag’i) aklıma ister istemez gelecek sanırım tus kampı, bazı yüzler, ali saati…

O zmn biterken de;


The Spotnicks - Johnny Guitar 1962

Cuma, Nisan 30, 2010

Perşembe, Nisan 29, 2010

Tus Kampı1

‘Yaklaşık 7oo dr var. Düşününce az deil 7oo doktor bir arada. En küçükleri yaklaşık 24-25 yaşında olan, ama üst yaş sınırı çok değişken olan doktorlar. Kimi kelli felli göbekli, kimi hamile, kiminin saçları çoktan bembeyaz olmuş, kimi karı-koca ya da sevgili şeklinde çiftler halinde gelmiş 7oo kişi. Hepsinin ortak yanı tus kazanmak için son 2o günlerini bu ‘tus kampı’ nda geçirecek olmaları.
Dersler 8.15de başlıyor ama ön sıralardan yer kapmak için 7de sıraya girenler var. Sıraya giriliyor çünkü kapı 7.3o da açılıyor. Yani zaten yeteri kadar erken başlayan dersleri ön sıralardan dinlemek isteyenler bi saat onbeş dk. önceden salon önünde sıraya giriyor. Derslerin bitiş saati de değişken; bazen onda bitiyor bazen 8de.Her dersin sonunda enstrümantal bi müzik çalıyor dersin bittiğini gösteren, ders başlarken de başlama müziği olarak K’Naan’dan waving flag çalıyor hem de öle kısa deil şarkıyı tümüyle çalıyorlar ki bu 2o günde en az on dersten şarkıyı en az 2oo kere dinlemek demek ki bu da 2o1o dünya kupası resmi şarkısı olan bu şarkıdan daha dünya kupası başlamadan usanmak demek.
Hee bir de tabiî ki her günün başında milli takım görüntüleri var hani şu dünya ve Avrupa kupasında nihatın, ardanın ve diğerlerinin attığı goller, ya da 75.dakikaya kadar çek cumhuriyetine karşı 2-o yenik olan Türk milli takımının skoru son 15 dakikada 2-3’e çevirdiği maçın görüntüleri izletiliyor. Bir de bunun ardından her gün bi hikaye sunuluyor powerpointte hazırlanmış şekilde arkada da fon olarak ne olduğunu bilmediğim ama sanki her an birileri Allah Allah nidaları atacakmış gibi gelen bi müzik eşliğinde.
Bir de kampın en ilginç olaylarından biri de hergün saat 16da ‘ali saati’ yapılması. Bu ali saatinin bi hikayesi var uzunca. İlk gün anlatıldı bu hikaye. Sonra yaklaşık iki buçuk dakika süren bi müzik eşliğinde (müzik 1962den kalma johnny guitar) ışıklar ve gözler kapalı bi şekilde hayal kurma zamanı. Ama ilginç bi görüntü ortaya çıkıyor yani 7oo kişilik salon hadi dielim 1oo’ü katılmasa geriye kalan herkes adam-kadın yaşlı başlı sakallı bıyıklı herkes bu uygulamaya katılıyor. Ama ben orda şunu anladım bu tus kampında hiçbir şeyi sorgulamıcaksın, bu 2o günde her şey yapılabilir=) Hatta bazı günler eftal hoca hafiften gaz verici bir şeyler anlatıyordu, sonra da kazanacak mıyız die bağırıyordu arkasından da tüm sınıf kazancaz die cvp veriyordu ve bu her defasında daha yüksek sesle bağırma suretiyle 3 kez tekrar ediyordu.
Katılımcılara dair bir şey de gözüme çarptı: Birçoğu zayıfın üstünde kiloya sahip ya da en azından otururken kullanılan bölgeleri vücutlarının dier kısımlarına oranla daha büyük olan, çoğu gözlüklü-ki gözlüğü olmayanların çoğunda da lens olduğunu düşünüorm-, erkeklerin çoğunluğunda kellik çoktan başlamış.
Aradaki molalarda kapının çok çok dışına taşmış tuvalet kuyrukları, mutlaka tüm kahve-çay standlarının önü dolu.
Son günlere doğru insanların sinirleri bozulup tuvaletlerde ağlayanlar, eftal hocanın etrafını saranlar…vs.
Zor bir olay şu tus kampı vesselam.Sabır lazım. ’



Heralde tıp dışından biri gözlemci olarak katılsa bu tus kampına ve gördüklerini yazsa kabaca böyle şeyler söylerdi.

Biterken:tnk-sıra bizde

Çarşamba, Nisan 21, 2010

Söyle Ruhum

Çarşamba, Nisan 14, 2010


  • 2o günün sonunda kamp bitti.Artık ii mi oldu kötü mü oldu göreceğiz.Yalnız her biten şey gibi nedense hüzünlendirdi bu da beni.

  • Daha kampın başında dedim ben küaybekara bi daha kırılmamak için kabuklarımı açmayacaım die ama sanırım fazla büyük konuşmuşum.Neyse bakalm o'nu bi daha göreceimi sanmıorm.Zaten bu 'kapılma' durumumu sınav öncesi duygu durumuma bağlıyorum ve en kısa zmn.da geçmesini ümit ediorm.

  • O diilde ağrıya dönme fikri şimdiden beni sinir edio, biri beni durdursa ne olur sanki.

  • Bi de malesef taşınıyoruz.Eet 25 yıllık mahallemden Ayrancı'dan çıkıyoruz.Değişiklikleri pek sevmeyen ve onlara alışma konusunda biraz defektif olan ben tabi bu durumdan da hoşnut deilim.Hayırlısı bakalım.

  • Aslında şu son günlerde o kadar çok şey olduki yazacak neyse bakalm her şey sınavdan soraya.

  • Bi de acaba kafamı boşaltmanın bi yolu var mıdır ki.Bu kafamın içindeki ağırlıktan kurtulmak istiorm.Yok yok tatile çıksam bile rahatlayamam ben.Beynimin vücudumdan ayrı bi tatil yapması lazım.

biterken: gripin-beş